Aynayı kırmanın zamanı geldi de geçiyor bile.

Gördüğümüz sadece bir yansıma.

Peki içimizdeki aynayı nasıl kıracağız?

Kendimize bakmak için aynayı kuma çevirmemiz gerekiyor. Her kum tanesi özgürlüğün bedeli. Doğduğumuz andan itibaren katman katman oluşan benliğimiz yosun tutarak içine saklandığımız mağaraya dönüşüyor. Bir gün geliyor ve kadın benliğimiz içindeki küçük kız çocuğu ile bağı koparıyor. Hayattan tüm enerjisi de alınıyor. Tekrar bağ kurmaya karar verdiğinde elinde kocaman bir karanlık ve elinde hayallerinden bir ışık oluyor.

Paramparça etmeden benliğini bulabilmek mümkün mü?

Kadınlar günü olması size ne ifade ediyor bilmiyorum ama beni hüzünlendiriyor. Amacından sapan her durum ve duygu maalesef popüler kültürün kölesi olmak zorunda mı diye düşünüyorum. Kadınlara yüklenen misyonları sıralarsak buradan sayfalar yetmez. Kelimeler yetmez. Hepsini geçtik de biraz gerçekleri konuşmaya başlamalı.

Güçlü olmalı kadın dediler. Hem yemek yapmalı hem kariyer hem çocuk. Çocuk yapmazsa eksik kalır dediler. Kariyeri yoksa aklı kısa dediler. Dediler de dediler. Ne oldu? Çürüyen bir toplum. İnsan üstü vasıflarla donattık kendimizi ve bir de baktık ki güllere erişeceğiz derken papatyaları ezmişiz. Üzüldük ve durduk. Toplum durdu. Kadın eğitimden çekildikçe ve evine kapandıkça toplumsal yaralar çoğaldı. Mantar gibi cahillik yayıldı. Kadın eve kapandıkça yozlaştık. Üreten kadının gücü yadsındı. Yüzyıllardır korkulan oldu kadın. Gücünden, etinden, kemiğinden korkulan oldu. Ne iş yapsa kondurulamadı. Baba evinde masadaki fazla tabak oldu, koca evinde yaranılamayan oldu. Galip geldiği yerler de olmadı değil. İnadıyla ve cesaretiyle adını yazdırdığı gurur da oldu. Sonra ne mi oldu arka plana atıldı ve galibiyeti kursağında hevesle kaldı.

Toplumun yozlaşmasındaki nedenlerden birisi de kadınların yüzyıllardır bitmeyen sömürgesi ve sömürülmesi. Sömürüldükçe sömürdü kadın elbette. Konforlu popülerlik ve tüketimin ışıltılı hayatı hoş geldi. Maddiyatın gücünü ve markaların ışıltısını seven kadınlar çoğalmaya ve gücü kullanmaya başladı. Kendi varlığını ve varoluşunu korumak içindi güya. Bazen tökezledi bazen işe yaradı bazen amaca giden yolda her şey mübah oldu, peyderpey oldu…

Kadınlar içinden içini çıkarak var olmaya başladı ve kimlik arayışında yıllar içerisinde değiştikçe güçlendi. Emeğinin gücünün ve üretmenin özgürlüğüne vardı.

Kadının yaratıcı gücü burada başladı. Dinamiklerini kullanmaktan kaçmadı ve içindeki kız çocuğuna dokundukça geleceğe sağlıklı nesiller getirmesi gerektiğine inandı.

 Kadınlar günü emekçi kadınların hakkını aradığı gündür. Popülerlikten uzak, kendine dönük ve uzun bir yolculuğun ışığı olma yolunda. Kimi inandı buna kimi yarı yolda tökezledi. Her ne olduysa kadın pek çok şey oldu lakin kendi olmak için hep mücadele etti.

Güzelliği ile anıldı, sözleri ile gömüldü bazen de kalıplara sığamadığı için yok edildi ama hep bir şey olması için her şey oldu.

Bu blog yazımda herhangi bir güzellik uygulaması ya da teknik anlatmıyorum. Güzellik sektörüne kurban edilenleri, kaybolanları hatta kendini ararken başkasını bulanları hiç anlatmıyorum. Bu sefer kadının emeğini, görüneni biraz tatlı sert dille anlatıyorum. Kadın olmanın keyfini yaşamak için kadın olmak gerekiyor. Kadın doğmak yetmiyor. Bir bakışından ima çıkarılmadığı, başarısı ve zekâsı ile anıldığı zamanların daha çok olmasını diliyorum.

Dünyaya sadece hizmet etmek, üremek, bir erkeğin himayesinde yaşamayı sürdürmek için gelmiş olamayız. Gezilecek ülkeler, seyredilecek yakamozlar varken at gözlüğü takan zihniyetlerin bizlerden uzak olmasını diliyorum.

Kadın olmanın özgürlüğünü yaşatan Atamıza borçluyuz. Her kadının arkasındaki adamdır Mustafa Kemal Atatürk. Onun ilke ve inkılapları sayesinde bugün bu satırları özgürce yazıyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nde doğduğum için şükrediyorum.

Matruşka misali ruhumuz içinde ayrılıp çoğalırken büyüttüğümüz duvarlar emeğimizin ve yarınki kız çocuklarının güvenli alanları olacak. Sonsuz bir güven değil bu. Kendi içlerine dönerken sınırlarını ihlal edenlere karşı koruyan bir duvar.

Ezcümle bilimin, emeğin, çalışkanlığın farkında olan ve bunun için direnen kadınların günü kutlu olsun.